yalnızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yalnızlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2014 Çarşamba

Denemeler -1-


Merhaba sevgili okuyucularım,

Özellikle yaz döneminde  çeşitli denemelerimi yayınlayacağım.Umarım beğenirsiniz.
Keyifli okumalar dilerim...


                    Boşlukta var "olamayan" hayatlar...




Tarifsiz bir boşluk hissi… Nasıl anlatılır ki bu his… Tüm duvarların üstüne gelmesi, en güzel kelimelerin bile yetersiz kaldığı, içtiğin yediğin her şeyin tatsız tuzsuz olması,yakınların uzak, uzakların yakın olması ve her şeyden kaçmak isterken sadece birine yakın olma hissi… Cümlelerin sessiz kalması yüksek sesle söylenen her sözün duyulmaması ve sadece onunla olma isteği… Bir şeyler den kaçma isteği ah o müthiş dayanılmaz his…  Sonra ansızın arz-ı endam eder bir yerlerde özenle sarılıp sarmalanan ve en kuytu köşelere saklanmış yenilgilerimiz. Çokça unutmak isteriz ve çokça hatırlarız aslında onları.Ne kaçma istediği nede gelmişine geçmişine saydığımız o küfürler geri getirmez kaybettiğimiz sevgilimizi… Biliriz attığı her adımı konuştuğu herkesi ve neredeyse ne düşündüğünü… Ama ne konuşabilir ne yazabilir nede onunla olabiliriz. Hep geriden gelir sadece  izleriz mahcup bir yenilgiyle. Saatlerce ona yazsam mı yazmasam mı düşünür ansızın karar verir ve ondan gelen soğuk ve tek kelimelik cevaplarla bir kez daha üzülürüz. Bu ne umurumuzda olur nede bizim için vazgeçmek için bir neden.Onun bu cevaplarına kırk tane bahaneler bulur “ işi vardır müsait değildir “der  kendimizi kandırırız. En kötüsü de onun hayatına devam ettiğini gördükçe çırpınır daha da derinlere batarız.Belki çözüm olur diye bulduğumuz ilk kişiye aşıkmış numarası yapar teselli ararız. Sonra geceler çökünce anlarız ki o her zaman ki yerinde ve daha da belirgin şekilde karşımızdadır.




    Ne aşık olabiliriz yeniden nede başkasına aşk verebiliriz.Biz artık en yenilmişler denizdir .Hiç kimse ve hiç bir şey umurumuzda değildir. Saatlerce onunla ilgili anıları kurar tekrar ve tekrar yaşar kurar ve bozarız.Anılardan her zaman en iyilerini seçer sanki o hep iyiymiş gibi düşünürüz… En acısı da onun başka birine ilgi duyduğunu gördüğümüz vakit yaşadığımız o en beter anlardır…. Ve başlar kendimizi yeni gelenle karşılaştırma hissi… En sonunda pes ederiz yenildiğimizi kabullenir çok yaralanarak ve bir o kadarda mahvolarak bitiririz bu savaşı. Hayata gülümsemeye başlar hatta ve hatta birilerini beğendiğimiz bile olur. Tam bu günlerde  gecelerin karabasan olup çökmediği o gecelerde ansızın telefon öter ve tek kelimeden  oluşan ”nasılsın” mesajı bizi yıkar. Cevap yazmayacağım boş ver ben zaten böyle çok güzel götürüyordum diye düşünürken kendimizi cevap yazarken buluruz. İşte yeniden bir savaşı kaybettiğimizin resmidir bu. Velhasıl aşkta asla unutmak yoktur gözüm, her zaman iliklerimize kadar işlemiş olarak hatırlayacağız o gamsızlar.


Sevim Görkan Ergün