Eylül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eylül etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Eylül 2014 Salı

Bir Mucizedir Yağmur













Bir kente yağmur yağar… Yağmur romantik anların,en özel hayallerin arkaplanı olmuştur hep. Bir kente yağmur yağar ve tüm kötülükler akıp gider . Öyle hafife alınmaz yağmur,şairler uğruna dizeler dizmiştir. Uğruna şarkılar yazılmış,yetmemiş türküler söylenmiştir. Bir hikayede aşk varsa yağmur da vardır mutlaka. Hele aylardan Eylül ise tam yağmura şiir yazma mevsimidir. 

Yağmur samimiyet,saflık,aşk,sevda ve biraz da özgürlük içerir. Hani o damlaların en beklenmedik anda bastırması, birden ortaya çıkan toprak kokusu ve ayaklar ıslanmasın diye hızla atılan adımlar. Hızla atılan adımlara inat her seferinde şemsiyeden başını çıkarıp gökyüzüne bakma isteği… 

    

   Eteklere değen su damlalarını umursamadan koşarak bir yere sığınma hevesi. Başını sokacak bir  dam bulmuşken, ellerini açıp yağmura teslim olma çaresizliği... Ve hiç açmayacak gibi şiddetli yağan yağmurun birden kesilmesi,ardından yedi güzele açılan gökyüzü…

  İnsanların hayretli bakışlarından kaçarcasına yukarı  en yukarı yani gökyüzüne sığınan yedi güzel “Gökkuşağı”. Yedi rengine yedi güzelliği sığdırmış yedi veren…


Bir kente yağmur yağar ve mucizelere bir yenisi eklernir..
  
                                                                               Sevim Görkan Ergün   /  30 september  2014




                                                                                                                                                                                    

1 Eylül 2014 Pazartesi

Ah Hazan !



Eylül,hazan mevsimidir.Hazan mevsimi geldiği zaman renkler solar,amansız bir hüzün kaplar gökyüzünü.umut bile renk değiştirir,sararır ve kahverengiye çalar.İnsan güzel güneşli,yeşil ve mavi günlerden;sarı,halsiz bir o kadar da rüzgarın günle kavga ettiği,saçları,hayalleri,etekleri uçuşturduğu günler gelir.


Mevsimlerin bu renk değişikliği bizim de ruhumuza yansır.Artık daha hüzünlü, daha solgun , ve tabir-i caizse her günün "pazartesi sendromuna" dönüştüğü günlere merhaba deriz. Giydiğimiz yakışmaz,bize yakışanı ise giymeyiz.Öyle nahoş,öyle umursamaz bir aydır ve öyle solgun öyle kimsesizdir hazan mevsimi.


         





                 Ah hazan, ah hazan sende güldürseydin yüzümü,
               Kalmazdın sende yalnız dört mevsim içinde...

Eylül,tüm bitişlerin çat kapı geldiği,hiç hesapta yokken ayrılıkların yaşandığı zamanlardır.Hızla başlayan ve bir o kadar da çabuk tüketilen aşkların eninde sonunda biteceği anlaşılır.


  Hazan kapıya geldimi ,tüm aşkları,tüm beraberlikleri önüne katıp götürür.Hüzünler seli yaşanırken gözler önünde; kimisi ardına bakmadan uzaklaşır,kimisi ise gözlerini dikip bakakalır elinden uçup gidenlere...
  Hazan mevsimi işte böyle başlar ve bir daha ki yeşil, mavi mevsime varıncaya kadar insanları gri bir yalnızlık içine atıverir...


Sevim Görkan Ergün