Diyanet İşleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Diyanet İşleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Eylül 2014 Pazar

Ne Mahalle Baskısı Ne de Gelenek Başörtüsü Farzdır!


                



Bugüne kadar zorla kapandılar dendi,zorla kapatılıyorlar dendi.Türban siyasi bir simgedir dendi.Başörtüsü bir gelenektir dendi.Örümcek kafalılar,gericiler,yobazlar,sağcılar,irancılar dendi.Yetmedi 11 Eylül saldırısından sonra  terörist bile dendi.

Ancak zorla kapandığımızı düşünen laik teyzeler,otobüste,vapurda,sokakta durdurup “ güzel saçlarını neden kapatıyorsun diyen Kadıköylü hanımlar,bizim aramızda herkese yer var deyip Kabataş’ta bir başörtülü hanımın üstüne işeyen gezici haramzadeler,her türlü harama el uzattıktan sonra kalkıp bizim başörtümüzün şekline,boyuna,bağlama biçimine karışan sözde müslüman abiler,kapı kapı dolaşıp televizyonda her kanala çıkıp başörtüsü dinde yoktur diyen şaklaban ilahiyatçılar başörtüsü İslam dininde farzdır. Hatta tesettür yalnızca kadınlara değil erkeklere de farz kılınmıştır.


“Mümin erkeklere söyle, gözlerini önlerine indirsinler ve avret yerlerini korusunlar….” (Nur 24/30)

“Mümin kadınlara da söyle, gözlerini önlerine indirsinler ve avret yerlerini korusunlar….” (Nur 24/31)

Biz münin kadınlar Nur suresi 31.ayetinde emrolduğu üzere kapandık yani tesettüre girdik.Nur suresi diyor ki;

Mümin Kadınlara da söyle;bakışlarını yere indirsinler, /Hain bakışlardan sakınıp,zerafetlerini koruyarak önlerine baksınlar Irzlarını/ eteklerini korusunlar/ Namus ve iffetlerini korusunlar, bellerine sahip olsunlar.

Süslerini/zinetlerini,görünen kısımlar müstesna açmasınlar./Kendiliğinden görünenler dışında zinetlerini açmasınlar/Örtünme zarureti olmayan ve görünen kısımlar hariç, cezbedici yerlerini ve güzelliklerini teşhir etmesinler.

Örtülerini/başörtülerini göğüs yırtmaçlarının üzerine vursunlar./ Ve baş örtülerini yakalarının üzerine vursunlar./Baş örtülerini, gerdanlarını ve gerdanlıklarını açık bırakmayacak şekilde göğüslerinin üzerine sarkıtarak örtsünler.(Nur suresi /31)

Ve örtünme konusundaki ikinci önemli ayet ise, Ahzâb Suresi 59.ayetidir. Bu ayette de şöyle diyor;

‘’ Ey Peygamber ! Eşlerine,kızlarına ve müminlerin kadınlarına söyle dış giysilerini üzerlerine alsınlar. / Cilbablarıyla ( çarşaflarıyla ) üzerlerini sıkı örtsünler. / Sokağa tenlerini göstermeyen, vücut hatlarını belli etmeyen elbiselerini giyerek çıksınlar. Tanınıp incinmemeleri için bu çok daha uygun bir yoldur. / Bu onların tanınmalarına ve tanınıp eza edilmemelerine en elverişli olandır. / Bu tür örtünme onların, vakar ve heybetleri ile hür kadınlar olarak tanınıp, kendilerine hürmet edilmesine; sarkıntılık yapılmamasına, incitilmemelerine en uygun bir örtünmedir.


Niekim,Diyanet işleri Başkanlığı da ,tesettürle ilgili 03.02.1993 tarihli fetvasınında şöyle diyor;Örtünme, Nûr Suresi’nin 31. ayetinde zikredilen bu emirlerden sonra kadınların örtünmesi ile ilgili olarak da, -kendiliğinden görünenler müstesna- zinetlerini, zinet yerlerini açmamaları ve başörtülerini yakalarının üzerine salmaları emredilmiştir. Cahiliye devrinde başını örten kadınlar, başörtülerini enselerine bağlar veya arkalarına salıverirlerdi. Allah Teâlâ, bu ayetle, İslâm’dan önceki bu adeti kesinlikle yasaklayarak mü’min kadınların -kendiliğinden görünen hariç- zinetlerini, zinet yerlerini açmamalarını ve başörtülerini; saçlarını, başlarını, kulaklarını, boyun, gerdan ve göğüslerini iyice örtecek şekilde yakalarının üzerine salmalarını emretmiştir. 

Hz. Âişe (r.a), “Allah ilk muhacir kadınlara rahmet eyleye! Yüce Allah “Mü’min kadınlar başörtülerini yakalarının üzerine salsınlar!” ayetini indirince, onlar eteklerinden bir parça keserek, onunla başlarını örttüler” der”.(4) Yine Hz. Aişe (r.a) bir gün ensar kadınlarından sitayişle bahsederken, buna benzer bir ifade ile, başörtüsü emrine nasıl uyduklarını anlatır.






Ayetlerle de sabit kılındığı üzere başörtüsü ne bir gelenek ne de mahalle baskısı ürünüdür.Başörtüsü mümin kadınlara farz kılınmış Kuran-ı Kerim’in emirlerinden biridir. Sonuç olarak başörtüsü mümin kadınlar için bir tercih değil, olması ve tam olarak hayatlarına uygulanması gereken bir emirdir.


Sevim Görkan  Ergün