9 Mayıs 2014 Cuma

MY NAME IS KHAN FİLMİNİN İNCELENMESİ


My Name Is Khan 




Yönetmen : Karan Johar


Yapım  : 2010 – Hindistan

Tür : Dram- Romantik

Senaryo : Shibani Bathija, Niranjan Iyengar


Film Özeti :

Hintli bir Müslüman olan Rizwan Khan Mumbai de yaşamaktadır. Otizm hastalığının ileri bir aşaması olan Aspenger Sendorumlu  Rizwan Khan annesinin ölümünden sonra kardeşinin yanına Amerika’ya gelir. Burada San Francisco da yaşayan Hintli bir Hindu olan Mandira ile evlenir. Otizm hastalığının sonuçları olan toplumla etkin bir iletişim ve etkileşim kurmakta zorluk yaşayan Rizwan Khan Mandira ve Mandira ‘nın oğlu sayesinde toplumla yaşamayı öğrenir. 11 Eylül saldırısı sonrası yaşanan ırkçı saldırılar sonrasında oğlunu kaybeden Mandira, oğlunun ölümünün nedenini kocasının Müslüman olmasına bağlar ve boşanmak ister. Ancak bu Rizwan Khan’a anlatmak sanıldığı gibi kolay olmayacaktır. Onun gitmesi için ondan imkânsızı ister ve Amerika Başkanıyla konuşmasını ister ve Rizwan Khan başkanın ardından tüm ülkeyi dolaşmaya başlar.

Filme  F. Saussure ‘nün modeline göre bakarsak film araçları , film şeritleri, hareketler , kullanılan kostümler , mekanlar Signifier olarak adlanrılır. Bir Hint yapımı olan My  Name Is Khan filmi ise Signified ‘ı oluşturur.

Roland Barthes’ın modeline göre bakarsak signifier Bir Hint yapımı olan My  Name Is Khan filmi olur. Signified ise film analizi yaptığım bölüm ve verilen mesajlar olur.




Filmin İncelenmesi:
  2010 yapımı My name is Khan filmi tam olarak mesajlar üzerine kurgulanmış bir film. Otizm hastası olan Rizwan Khan karakterinin sabırlı bir eğitimle tek başına yaşamayı öğrenmesi, bu tür insanların iyi bir eğitimle topluma kazandırılabileceğini gösteriyor. Kalabalıktan, sesten ve Sarı renkten korkan Khan’ın psikolog olan yengesinin yardımıyla kendi başına bir yerlere gidecek duruma gelmesi bunun en güzel örneği. Kendisine verilen kamera ile çekim yaparken insanlara ekran arkasından bakmayı öğrenen Rizwan zamanın ilerlemesiyle bir işte dahi çalışmaya başlar. 

Yaptığı pazarlamacılık işi sayesinde tanıştığı Mandira ise Hindu bir dul. Kuaför salonu işleten Mandiraya aşık olur ve evlenmeye karar verirler. Tam bu sırada Rizwan Khanın ailesinin bu evliliğe karşı çıkması Müslüman ve Hindular arasında yaşanan bir gerilimi ortaya döküyor. Ancak ikisinin de iki dinin ritüellerini yerine getirerek evlenmesi aşka bunun engel olamayacağı mesajını veriyor.
Otistik bir insanın yaşam öylüsünü anlattığını düşündüğümüz film 11 Eylül saldırısının yaşanması sonrası farklı bir yöne kayıyor. 11 Eylülden sonra Müslümanlara karşı başlatılan kampanyalar, komşuların ailelerin birbirinden uzaklaşması ve Müslümanların yaşadıkları zorluklar gözler önüne seriliyor. Mandira ve Rizwan Khanın komşusu olan Amerikalı bir ailenin ferdinin Afganistan’a savaşa gitmesi ve ölmesi filmin kopma noktası oluyor. Yapılan cenaze töreninde Rizwan Khanın Fatiha Suresini okuması sonrası yaşanan tepkiler İslama karşı oluşan nefretinde bir simgesi oluyor. Sonrasında Rizwan Khanın oğlu okulda ırkçı saldırılarla ve zorluklarla karşılaşır. Ve sonrasında futbol sahasında bu nefretle dolu olan gençlerle kavga ederken kalbine doğru atılan sert futbol topu nedeniyle ölür.

 Mandira oğlunun ölümünü Rizwan Khanın Müslüman olmasına bağlar ve eğer bir Müslüman olmasaydı bunun olmayacağını söyleyerek boşanmak ister. Burada da aslında evlenirken dini hiçbir şekilde önemsemeyen bir insanın yaşanan olaylar neticesinde nasıl düşüncelerinin değişebildiği gösteriliyor. Rizwan Khan boşanmak istemez ve Mandira onu başından atmak için gidip olanları Amerikan başkanına anlatmasını ister ve film bir kez daha boyut değiştirir.  Filmin asıl can alıcı noktası olan “ I am a Muslim and I am not a Terrorist “ repliği ilen başlayan olaylar yaşanır. Başkana ulaşmak için başkanın tüm programlarını, ziyaretlerini ve gideceği yerleri tek tek takip eden Khan, başkanın ardından ülkeyi dolaşmaya başlar. 




Bu sırada yaşadığı bir diğer çarpıcı olay ise, otobüste yolculuk ederken dinlenme tesisinde bahçede seccadesini çıkarıp namaz kılar. Zaten Islama ve Müslümanlara korkuyla bakan Amerikalılar tarafından bu hayretle karşılanır ve hemen fotoğrafı çekilerek paylaşılır. Yolculuğa Gürcistan’a giderek devam eden Khan burada bir Hıristiyan köyünde kalır. İslam’ın ve Hıristiyanlığın hoşgörülüğünü yansıtan bu bölümler dinler arasında ve insanlar arasında bir sorunun olmadığı mesajını veriyor. Khanın kilisede ayinlere katılması ve Afganistan’da ölenler için dua etmesi bu mesajı veren çok iyi bir sahne olarak kayıtlara geçiyor. 

Başkana ulaşmaya  en yakın olduğu yerde hazırlıklar sürerken Camiye namaz kılmaya giden Khan burada  radikal İslami bir grubun saldırı hazırlığında olduğunu öğrenir ve bunu FBI ‘ya haber verir. Ancak tam izleyiciler arasında başkana ulaşmaya çalışırken  “ I am a Muslim and I am not Terrorist” diye bağırması güvenlik güçlerini harekete geçirir ve saldırı yapacağı sanılarak tutuklanır. Bu tutuklanma sonrasında Müslümanlara karşı başlayan karalama olaylarının nasıl olduğu ve olayların tam araştırılmadan nasılda İslam’a bağlandığı görülür. Amerika’ da yaşayan Müslümanlar ve Khanı tanıyanlar bunun böyle olmadığını anlatmaya çalışırken olay İslam’ın aklanmasına kadar gider. 

Ve saldırıdan sonra kabuklarına çekilen örtülerini açan Müslümanlar tekrar hayata dönmeye başlar. Başlatılan kampanyalar sonrasında Khanın suçsuz olduğu ortaya çıkar. Serbest kalan Khan tv de Gürcistan’da kaldığı Hıristiyan köyün sel felaketi ile karşı kaldığını öğrenir ve oraya hareket eder. Hiç kimsenin gitmediği bu köye giden Khan İslam’ın yardımlaşma dini olduğu mesajını çok güzel verir. Ve bu köyün sesi olan Khan buraya yetkililerin gelmesini sağlar. Ve Kilise de mahsur kalan Hıristiyanlar kurtarılır. Bu haber tüm Amerika’da yankı bulurken Müslümanların sanıldığı kadar kötü olmadığı imajını verir. Tüm bu yaşananlar sonrasında başkanla görüşmeyi başaran Rizwan Khan İslam’ın bu saldırılara neden olmadığını yaşanan olayların bir Terör olayı olduğunu ve bunun tüm Müslümanlara bağlanmaması gerektiği mesajı veren ünlü repliğini söyler “ I am a Muslim and I am not a terrorist “.  Ve film biter.


 Sevim Görkan







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder